Aralık - 2014 (Cilt: 3 - No: 6)
1
:
Editör'den
Editör Tam Metin Detay
2
:
“Aaahh Belinda” Filmini Lefebvre İle Okumak Nasıl Olurdu?
Pınar YURDADÖN ASLAN
Bu çalışmada; gösterişsiz ve göstergesiz olduğu savıyla ihmal edilen gündelik hayatın, toplumsal ve politik yaşamdaki ıskalanmış belirleyici rolü, Lefebvre’yen bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Marksist bağlamdan beslenen gündelik hayat anlayışı, bu içeriğiyle manipülatif bir yanılsamadan sıyrılarak, gerçekliği ayakları üzerinde doğrultma ihtiyacının sonucudur. Bu amaçla, gündelik hayatın kurucu öğeleri arasında yer alan üretim ve tüketim ilişkileri, yabancılaşma ve toplumsal cinsiyet gibi temaları içermesi bakımından “Aaahh Belinda” filmi konuyu betimlemek üzere seçilmiştir.
“Aaahh Belinda” Filmini Lefebvre İle Okumak Nasıl Olurdu? Tam Metin Detay
3
:
Spinoza’nın Etika’sı Bağlamında Mizahın Politik İşlevi
Konuk Yazar: Nazile KALAYCI
1999’da Seattle’da başlayan, kısa sürede dünyanın pek çok yerine yayılan, Türkiye’nin de Gezi Parkı isyanıyla dahil olduğu süreç dünya politikasının yeni bir döneme girmiş olduğunu göstermekte. Sürece ‘yeni’ denilmesinin nedeni –her ne kadar bu süreci kapitalizmin daha önceki krizlerinden kopartmak doğru olmasa da– politika yapma biçiminin dönüşmüş olmasıdır: Örgütlenme yerine –yatay ve merkezsiz bir örgütleniş olarak– ilişkilenme, yurttaşlık yerine öznelik üretimi, devrim yerine süreç, diyalektik yerine diyaloji, halk ya da ulus yerine Çokluk daha fazla dile getirilmekte, yerellik, farklılık, içkinlik, otonomi ve etik vurgusu giderek artmaktadır. Her ne kadar küresel kapitalizm farklı tekil durumların her birinde farklı şekillerde ve farklı yönleriyle etkili olan karmaşık bir süreç olsa da, bütün bu ortaklıklar farklı tekil pratikleri bir araya getirmektedir. Kuşkusuz benzerliklerden birisi de bu gösteri ve isyanlarda mizahın politik bir araç olarak kullanılmasıdır. Mizahın, ironi ve parodinin bir arada kullanıldığı, karnaval imgelerinin boy gösterdiği bu “şenlikli muhalefet”, geçmişin keder yüklü, ağırbaşlı politikasının tersine neşenin örgütlenmesi olarak ele alınmalıdır. Bu çalışma mizahın politik işlevine odaklanmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak Spinoza’nın Etika’da duyguları nasıl çözümlediğine, sevinçli ve kederli duygular ile kölelik ve direnişi nasıl ilişkilendirdiğine bakılacak; ardından Simon Critchley’in politik direniş ile psikanalizdeki yüceltim çalışması arasında kurduğu bağlantıdan hareketle sanatsal bir yüceltim biçimi olan mizahın kederli duygulanışlar ve kölelik karşısındaki bozguncu gücü ele alınacak; sonuç bölümünde mizahın politik bir araç olarak kullanıldığı tarihsel örneklere de –Ortaçağ Karnavalları ve Dionysos Şenlikleri– bakılarak çağımızın motivasyon yoksunu politik öznesinin kaybetmiş olduğu ilgiyi mizahla yeniden kazanabileceği üzerine bir değerlendirme yapılacaktır.
Spinoza’nın Etika’sı Bağlamında Mizahın Politik İşlevi Tam Metin Detay
4
:
Platonik Literatürde Mûthosu Lógosa Çevirme
Esra ÇAĞRI MUTLU
Felsefe tarihi boyunca felsefenin başlangıcı, mûthostan lógosa geçişle simgelenmekteydi. Bu bağlamda Platon, felsefe tarihi içerisinde akılsallığı tam anlamıyla felsefenin merkezine koyan filozof olarak kabul edilmektedir. Birçok diyalogunda da aklı, lógosu ön plana çıkaracak şekilde mûthosu lógostan daha aşağı bir düzeyde görür. Hal böyleyken yine Platon’un birçok diyalogunda argümanlarını genişletmek adına mûthosa başvurduğu görülür. Mûthosu kullanma nedeni kimi zaman bir ikna aracıyken kimi zaman da etik bir göndermedir. Bu makale Platon’un mûthosa neden başvurduğundan veya ihtiyaç duyduğundan ziyade mûthosun işlevi üzerinde durulacaktır.
Platonik Literatürde Mûthosu Lógosa Çevirme Tam Metin Detay
5
:
Heidegger’de Varlığın Anlamı ve Kökensel Düşünme
Mustafa DEMİRTAŞ
Bu çalışmada öncelikle, Heidegger’in metafizik düşünme geleneğine yönelik getirdiği eleştiri tartışmaya açılacaktır. Batı metafizik düşünme geleneği tarafından varolanın Varlığının nasıl düşünülemez kılındığı, Varlığın hakikatinin nasıl örtük kaldığı irdelenecektir. Daha sonra, Heidegger’in bu metafizik gelenekten sıyrılmak için Pre-Sokratik düşünürlere nasıl geri döndüğü ve onlardaki Varlık anlayışını ne şekilde serimlediği gösterilmeye çalışılacaktır. Bu hususta, felsefe yerine düşünmeye atfettiği önemin altı çizilerek Varlığın kendi üzerine düşünmek için düşünmeyi nasıl bir yola sevk ettiği açımlanacaktır. Son bölümde ise, Heidegger’in Dasein ve Zaman ilişkisi tartışmaya açılacak ve buradan hareketle Pre-Sokratik düşünürlerle hangi yönlerde farklılık gösterdiği ortaya konulacaktır. Varlığın anlamının Dasein ve Zaman mefhumuyla nasıl bir ilişki içinde olduğu gösterilmeye çalışılacaktır.
Heidegger’de Varlığın Anlamı ve Kökensel Düşünme Tam Metin Detay
6
:
Metafor Olarak Tasarım
S. Benan ÇELİKEL
2013 yılında IDA (Uluslararası Tasarım Birliği) tarafından İstanbul’da düzenlenmesi planlanan ancak “mücbir sebepler”den dolayı iptal edilen uluslararası tasarım kongresinin kapsamında, Organizasyon Komitesi, kongrenin teması olarak belirlenen “tasarım lehçeleri”ni özellikle tırnak içinde yazmayı tercih ettiğini çünkü bu ifadenin bir metafor olarak kullanıldığı beyan etmiş ve bu uyarının ardından, insanların nasıl olup da farklı diller konuşmaya başladığını dile getiren Babil efsanesini anlatmaya girişmişti. Efsaneye göre, demişti Komite, Babil halkı görkemli bir kule inşa etmeye girişti çünkü kullandıkları ortak dil onları sınırsızca edip eylemeye ve üretmeye muktedir kılmaktaydı. Babil halkının bu girişiminden hoşlanmayan Tanrı, insanoğlunun yaratma yetisini, sahip oldukları bu ortak dili bozup çok sayıda, anlaşılmaz lehçeye ayırarak bozguna uğrattı. Tek bir dilin pek çok farklı dile parçalanması Babillilerin kafasını karıştırdı ve amaçlarını felce uğrattı. Her ne kadar münakaşa etmekten hoşlanan biri olmasam da, kongre temasını birbiriyle ilişkili üç bölüm halinde tartışmaya açacağım. İlk olarak, metnin başlığından da anlaşılabileceği gibi metafor olarak “tasarım lehçeleri” yerine metafor olarak “tasarım”ı önereceğim. İkinci olarak, Bruno Latour’un tasarım kavramına ilişkin öngörüsünden yararlanarak “metafor olarak tasarım” kavramını, Kojin Karatani’nin “metafor olarak mimarlık” kavramı ile yanyana getirerek tartışmaya açacağım. Son olarak ise, ilk iki hareketi birbiriyle ilişkilendirerek “metafor olarak tasarım lehçeleri”nin hala daha “metafor olarak mimarlık” kavrayışının içinde yer aldığını göstereceğim. Her iki metaforda da söz konusu olan insan-merkezciliği anlamak ve çözümlemek adına Aktör-Network Teorisi’ni (ANT) devreye sokacağım.
Metafor Olarak Tasarım Tam Metin Detay
7
:
Posseible Sayı 6 - Tüm Yazılar
Posseible Sayı 6 - Tüm Yazılar Tam Metin Detay
Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Sahibi / Owner
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Editor
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör Yardımcıları / Assistant Editors
Emrah AKDENİZ
Ömer Faik ANLI
Senem KURTAR
Yayın Kurulu / Editorial Board
Ahmet İNAM
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdal CENGİZ
(Ankara Üniversitesi)
Kurtuluş DİNÇER
(Hacettepe Üniversitesi)
Ertuğrul Rufayi TURAN
(Ankara Üniversitesi)
Sedat YAZICI
(Çankırı Karatekin Üniversitesi)
Emrah Akdeniz
(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi)
Senem KURTAR
(Ankara Üniversitesi)
Seyit COŞKUN
(Ankara Üniversitesi)
Ömer Faik ANLI
(Ankara Üniversitesi)
Danışma Kurulu / Board of Consultants
A.Kadir ÇÜÇEN
(Uludağ Üniversitesi)
Ayhan SOL
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Barış PARKAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Besim DELLALOĞLU
(Sakarya Üniversitesi)
Cemal GÜZEL
(Hacettepe Üniversitesi)
Çetin TÜRKYILMAZ
(Hacettepe Üniversitesi)
Elif ÇIRAKMAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdinç SAYAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Güçlü ATEŞOĞLU
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Gülay ÖZDEMİR AKGÜNDÜZ
(Bingöl Üniversitesi)
Güzin YAMANER
(Ankara Üniversitesi)
Halil TURAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Harun TEPE
(Hacettepe Üniversitesi)
Hüseyin Gazi TOPDEMİR
(Muğla Üniversitesi)
Kubilay AYSEVENER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
M.Cihan CAMCI
(Akdeniz Üniversitesi)
Melih BAŞARAN
(Galatasaray Üniversitesi)
Nazile KALAYCI
(Hacettepe Üniversitesi)
Nilgün TOKER KILINÇ
(Ege Üniversitesi)
Ömer Naci SOYKAN
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Remzi DEMİR
(Ankara Üniversitesi)
R. Levent AYSEVER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
Serpil SANCAR
(Ankara Üniversitesi)
Yasin CEYLAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Zeynep DİREK
(Koç Üniversitesi)
Sekreterya / Secretariat
Zeynep İrem ÖZATAY
Yazışma Adresi / Mailing Address
Ankara Üniversitesi,
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümü, Ankara

Posseible Düşünme Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki sayı olmak üzere elektronik ortamda yayınlanır. Posseible Düşünme Dergisi 2016 yılından itibaren The Philosopher's Index tarafından dizinlenmektedir.
ISSN: 2147-1622
editor@posseible.com
www.posseible.com
Tel: 0 312 310 3280 / 1232 – 1233
Posseible Düşünme Dergisi - editor@posseible.com
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2012
Web Tasarım