06 - 2016 (Cilt: 5 - No: 9)
1
:
Editör'den
Editör Tam Metin Detay
2
:
Spinoza Düşüncesinde Karar Nosyonunun Siyasal İşlevleri
H. Bahadır TÜRK
Karar kavramının hayati bir kavram olduğunu ve her siyasal eylemin tam da kalbinde yer aldığını söylemek malumu ilam anlamına gelir. Bu çalışmanın amacı; bu doğrultuda Benedictus de Spinoza’nın siyasal düşüncesinde karar kavramına ışık tutmaktır. Bunu yaparken kalkış noktamız Spinoza’nın “kötü şöhretli” bir metni, Tractatus-Theologico Politicus olacaktır. Bu metinden hareketle söz konusu çalışma önce Spinoza düşüncesinde karar kavramının nasıl konumlandırıldığı ve yorumlandığını ele alacaktır. Bunun ardından çalışma, Spinoza’nın teorik evreninde karar kavramsallaştırmasının siyasal anlamını açıklamaya ve tasvir etmeye çalışacaktır. Çalışmanın ana argümanı; Spinoza düşüncesinde karar kavramının çok işlevli bir kavram olduğu ve siyasal olanı ve egemenlik nosyonunu yeniden düşünmek için kayda değer fırsatlar sunduğudur.
Spinoza Düşüncesinde Karar Nosyonunun Siyasal İşlevleri Tam Metin Detay
3
:
Ru Düşünce Ekolü’nde Fikir Çatışması: Mengzi ve Xunzi
İlknur SERTDEMİR DIAGNE
Çin tarihinde önemli bir yer tutan İlkbahar Sonbahar Dönemi (M.Ö. 770-M.Ö. 476) ve Savaşan Beylikler Dönemi (M.Ö. 476-M.Ö. 221), ülkedeki siyasal bütünlüğün bozulduğu ve sosyal düzenin çalkalandığı bir kaos ortamı olarak anılır. Hal böyle olunca toplumsal barış ve refahın yeniden sağlanması için çeşitli düşünce akımları ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu dönem, Çin felsefesinin başlangıç sürecini de temsil eder. Bu düşünce akımları arasında Konfuçyüs’ün kurucusu olduğu Ru ekolü, felsefi temeli ahlak anlayışına dayanan bir akımdır. Konfuçyüs’ten sonra Ru ekolünün önde gelen diğer temsilcileri Mengzi ve Xunzi’dır. Onların felsefesi ise, insan doğasını konu alır. Mengzi ile Xunzi’nın perspektifindeki ahlak, insanın doğuştan gelen ve sonradan kazanılan özellikleri üzerine şekillenendir. Ancak iki düşünürün görüşleri arasında belirgin bir farklılık göze çarpar. Mengzi, “insan doğuştan iyidir” görüşünü; Xunzi ise, “insan doğuştan kötüdür” görüşünü ortaya atar. Böylece birbirine zıt iki insan doğası kuramı, Ru ekolünde uzun süren tartışmalara neden olmuştur. Bu çalışmada insan doğası konusu, kuramların detaylı incelenmesiyle birlikte ele alınacaktır. Böylece, iki öğreti arasındaki çatışmanın asıl kaynağı analiz edilecektir.
Ru Düşünce Ekolü’nde Fikir Çatışması: Mengzi ve Xunzi Tam Metin Detay
4
:
Pozitivist ve Konvansiyonalist Bilim Anlayışları Bağlamında Coğrafya Disiplininin Konumu
Ömer Faik ANLI
Özet Bilim felsefesi içerisinde ‘İki Kültür’ bağlamında sosyal bilimlerin epistemolojik modeline ilişkin tartışmada coğrafya disiplininin konumu özel bir yer işgal eder. Çünkü, coğrafya disiplinin alt bölümlenmeleri arasındaki ilişki, doğa bilimleri – sosyal bilimler ayrımını kendi içerisinde taşır. Bununla birlikte sosyal bilimler boyutundaki çok-paradigmalı yapı aynı zamanda tek bir bilimsel disiplin çatısı altında, coğrafya adı altında bir arada olabilmenin olanağını da açığa çıkarmaktadır. Diğer bir deyişle, ‘mekân’ın farklı açılardan ve hatta Kuhncu terminolojiyle farklı paradigmalardan ele alınışının çatısının tek bir disiplin ismiyle (Coğrafya) nasıl bir arada tutulabileceği sorusunun yanıtı, aynı zamanda İki Kültür tartışmasına ve farklı bilim anlayışlarının olası biraradalığına yeni bir açılım sağlama potansiyeli taşımaktadır. Öyle ki, ‘coğrafyanın felsefesi ve tarihi’ makro boyuttaki “İki Kültür” tartışmasının mikro yansıması konumundadır. Makro boyutta, birinci kültür (bilim kültürü) içerisinde disiplinlerin çokluğunda bilimsel birliğin nasıl sağlanabileceği ve böylesi bir çoğullukta halen birinci kültürden söz edilip edilemeyeceği sorusu, mikro boyutta paradigmalar çokluğunda disipliner birliğin nasıl sağlanabileceği (sağlandığı) ve böylesi bir çoğullukta tek bir disiplinden söz edilip edilemeyeceği sorusunda yansımasını bulur. Bu sorular aynı zamanda akademik örgütlenme biçimini de etkileyebilecek niteliktedir. Öyle ki, bu zeminde yürütülen tartışmalarda sonuç olarak açığa çıkan tepkiler, sosyal bilimler genelinde ve coğrafya disiplini özelinde iki kültür gerilimini ortadan kaldıracağı gerekçesiyle çok-paradigmalı yapıyı içselleştirmek ya da birinci kültür adına buna karşı direnmektir. Bu nedenle ‘İki Kültür’le sosyal bilimler arasındaki ilişkiye ve herhangi bir sosyal bilim disiplininin çok-paradigmalı yapısı hakkındaki tartışma farklı bilim anlayışlarının epistemolojik analizine dayandırılmalıdır. Bu çalışma, bilim felsefesi bağlamında coğrafya disiplini içerisindeki bilim anlayışlarının (pozitivizmin ve konvansiyonalizmin) böylesi bir analizine bir giriş niteliğindedir. Bu amaçla, bilim felsefesi içerisindeki epistemolojik tartışma bir arka-plan bilgisi sağlayacak biçimde ortaya konulmuş ve ardından bu arka-plan bilgisi bağlamında coğrafya disiplininin konumu belirlenmiştir. Ulaşılan sonuç, bilim felsefesindeki ana akım tartışmalarda coğrafyanın tarihi ve felsefesinin 1960 sonrasında paralel izler olarak okunabileceğidir. Bu sonuçla birlikte, coğrafyanın tartışmaların (Kuhncu yaklaşımla) çok-paradigmalılık lehine sonuçlandırılması ya da (pozitivist yaklaşımla) mutlak bir disipliner ayrışma için eş zamanlı olarak bir potansiyele sahip olduğu tespit edilmiştir.
Pozitivist ve Konvansiyonalist Bilim Anlayışları Bağlamında Coğrafya Disiplininin Konumu Tam Metin Detay
5
:
Posseible Sayı 9 - Tüm Yazılar
Posseible Sayı 9 - Tüm Yazılar Tam Metin Detay
Makale Arama
Sayı
Anahtar Kelime, Yazar(lar)
Künye
Sahibi / Owner
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Editor
Ertuğrul Rufayi TURAN
Editör Yardımcıları / Assistant Editors
Emrah AKDENİZ
Ömer Faik ANLI
Senem KURTAR
Yayın Kurulu / Editorial Board
Ahmet İNAM
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdal CENGİZ
(Ankara Üniversitesi)
Kurtuluş DİNÇER
(Hacettepe Üniversitesi)
Ertuğrul Rufayi TURAN
(Ankara Üniversitesi)
Sedat YAZICI
(Çankırı Karatekin Üniversitesi)
Emrah Akdeniz
(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi)
Senem KURTAR
(Ankara Üniversitesi)
Seyit COŞKUN
(Ankara Üniversitesi)
Ömer Faik ANLI
(Ankara Üniversitesi)
Danışma Kurulu / Board of Consultants
A.Kadir ÇÜÇEN
(Uludağ Üniversitesi)
Ayhan SOL
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Barış PARKAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Besim DELLALOĞLU
(Sakarya Üniversitesi)
Cemal GÜZEL
(Hacettepe Üniversitesi)
Çetin TÜRKYILMAZ
(Hacettepe Üniversitesi)
Elif ÇIRAKMAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Erdinç SAYAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Güçlü ATEŞOĞLU
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Gülay ÖZDEMİR AKGÜNDÜZ
(Bingöl Üniversitesi)
Güzin YAMANER
(Ankara Üniversitesi)
Halil TURAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Harun TEPE
(Hacettepe Üniversitesi)
Hüseyin Gazi TOPDEMİR
(Muğla Üniversitesi)
Kubilay AYSEVENER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
M.Cihan CAMCI
(Akdeniz Üniversitesi)
Melih BAŞARAN
(Galatasaray Üniversitesi)
Nazile KALAYCI
(Hacettepe Üniversitesi)
Nilgün TOKER KILINÇ
(Ege Üniversitesi)
Ömer Naci SOYKAN
(Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Remzi DEMİR
(Ankara Üniversitesi)
R. Levent AYSEVER
(Dokuz Eylül Üniversitesi)
Serpil SANCAR
(Ankara Üniversitesi)
Yasin CEYLAN
(Orta Doğu Teknik Üniversitesi)
Zeynep DİREK
(Koç Üniversitesi)
Sekreterya / Secretariat
Zeynep İrem ÖZATAY
Yazışma Adresi / Mailing Address
Ankara Üniversitesi,
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümü, Ankara

Posseible Düşünme Dergisi hakemli bir dergidir. Yılda iki sayı olmak üzere elektronik ortamda yayınlanır. Posseible Düşünme Dergisi 2016 yılından itibaren The Philosopher's Index tarafından dizinlenmektedir.
ISSN: 2147-1622
editor@posseible.com
www.posseible.com
Tel: 0 312 310 3280 / 1232 – 1233
Posseible Düşünme Dergisi - editor@posseible.com
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki dökümanlar izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2012
Web Tasarım